Hoşgeldiniz ziyaretçi! [ Giriş yap

Neslihan Atagül’den romantik 14 Şubat paylaşımı

Kadınca 15 Şubat 2022

Neslihan Atagül'den romantik 14 Şubat paylaşımı

Meslektaşı Kadir Doğulu ile mutlu bir izdivaç sürdüren Neslihan Atagül, 14 Şubat Sevgililer Günü’nü anlamsız geçmedi.

Sevgili K

Hoş oyuncu eşi Kadir Doğulu ile Dubai’de çekilen pozlarını sosyal medya hesabından paylaştı. Atagül, yayınladığı karelere “Sevgi’li K” notunu düştü. Atagül’ün paylaşımına 30 dakikada 210 bin beğeni geldi.

Bana ”derviş” derler

Kadir Doğulu ve Neslihan Atagül’ün Bektaşi tarikatına katıldıkları söyleniyordu. Yedikleri içtikleri öbür gitmeyen Murat Dalkılıç ile sevgilisi Sitare Akbaş’ın tarikatta yer aldıkları iddia ediliyordu. Dörtlü geçtiğimiz günlerde Etiler’de görüntülenmiş, mekan çıkışı Kadir Doğulu’ya “Bir dergaha katıldığınız ve size ‘Derviş’ dendiği içten mu?” diye sordu. Kadir Doğulu “Arkadaşlar, beni tanıyanlar zaten bana ‘Derviş’ derler. Bir nedeni olabilir mi? Bana diyorlar ben demiyorum. Ayaküstü konuşulacak muhabbetler değil bunlar.” cevabını vermişti.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

44 gösterim, 0 gün

Oğuzhan Koç’tan Demet Özdemir’e sürpriz evlenme teklifi

Kadınca 15 Şubat 2022

Oğuzhan Koç'tan Demet Özdemir'e sürpriz evlenme teklifi

Yaz aylarında aşklarına yelken açan Demet Özdemir ve Oğuzhan Koç, geçtiğimiz aylarda sürpriz bir şekilde ilişkilerine son vermiş fakat 1 ay daha sonra yeniden bir araya gelmişlerdi. Magazin gündeminden düşmeyen çift hakkında Oğuzhan Koç’un 14 Şubat için çok özel, sevgilisinin unutamayacağı bir parti hazırladığı konuşuluyordu.

Oğuzhan Koç

Evlilik teklifi etti

Oğuzhan Koç’tan sevgilisine romantik bir sürpriz geldi. Oğuzhan Koç, hazırladığı sürpriz organizasyonla Demet Özdemir’e evlenme öneri etti.

“Evet” dedi

Sakiler’in “Dünyadan Uzakta” şarkısıyla eşliğinde yapılan evlilik teklifine Demet Özdemir ise “Evet” dedi. Çiftin, yaz aylarından evleneceği konuşuluyorken, Özdemir’in tektaşının büyüklüğü de uyarı çekti.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

78 gösterim, 1 gün

Berk Oktay ve Yıldız Çağrı Atiksoy nişanlandı

Kadınca 08 Şubat 2022

Berk Oktay ve Yıldız Çağrı Atiksoy nişanlandı

Yakışıklı oyuncu Berk Oktay, eski eşi Merve Şarapçıoğlu ile olaylı bir şekilde boşanmıştı. Baskı günler geçiren Berk Oktay, meslektaşı Yıldız Çağrı Atiksoy ile aşk yaşamaya başlamıştı. Meşhur çift, dün akşam evliliğe ilk adımını attı. Berk Oktay, Yıldız Çağrı Atiksoy’u ailesinden istedi.

Öneri 1 yıl önce geldi

Berk Oktay, bir sene önce Yıldız Çağrı Atiksoy’a evlilik öneri etmişti. Yıldız Çağrı Atiksoy ve Berk Oktay, nikah masasına oturmak için dizi sezonunun tatile girmesini bekleyecek.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

62 gösterim, 0 gün

Salgında çift ilişkileri nasıl etkilendi

Kadınca 07 Şubat 2022

Salgında çift ilişkileri nasıl etkilendi

Jurnal hayatımızdan iş yaşamına değin pek fazla konuda hayatımızı içten etkileyen salgın, herkes için zorlu bir süreç oluyor. Büyük ölçüde evden egzersiz modeline geçmesiyle birlikte çiftler, birbirleriyle daha fazla zaman geçirmeye başladı. zaman zaman bu birlikte geçirilen zamanın artması kimsesiz bir sorun haline de geldi.

Salgın, çiftleri bambaşka şekillerde etkilese de herkes için müşterek olan bir hakiki var, o da bu sürecin travmatik olması. Travma ile başa çıkmadaki en manâlı kaynaklarından biri de çiftler arasındaki ilişkiler. Bu süreçte ihtiyaçları olan desteği partnerlerin birbirlerine sağlaması ve dolayısıyla çiftler arasındaki enerjik ilişki travmayla başa çıkmayı kolaylaştırabiliyor. Peki nasıl? Sürecin her iki taraf için de zorluğuna uyarı çeken DBE Tutum Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog/Çift ve Aile Terapisti İnci Canoğulları, çiftlerin salgın sürecini başarıyla atlatmak için yapması gerekenleri anlattı.

Akıl ayrılıkları yaşanabilir

Travma, birey için oldukça ağır bir yüktür. Çiftler ise bu yükü beraber taşıyabilir. Ama unutmamalıyız ama tartı yine aynı yüktür. Yükü, iki kişinin taşıyor olması o yükün yok olması veya azalması seslenmek yok, her iki tarafın da kendi payına düşen ve taşıması gereken bölümünün azalması anlamına gelir. Çünkü iki kişi olduğumuzda güçlerimiz birleşir. Birbirimizin yaralarını sarar, somut ve şehvetli destek verebiliriz. Ara Sıra ihtiyacımız olduğunda birinin yalnızca orada olduğunu kavramak bile kimsesiz oldukça etkilidir. Bunlar da o yükün ağırlığının daha eksik hissedilmesini sağlar. Bu Nedenle daha da güçlenerek yolumuza devam edebiliriz. Çünkü devam etmemiz gerekir, yol uzun bir yol.

Duyulmadığımızda sesimizi duyurmak için hırçınlaşırız. Bu yolu birlikte yürümek, çiftlere iki taraflı bir kasıt verir. Ama hedef ortak olsa da bazen yolun nasıl yürüneceğine dair partnerler arasında us ayrılıkları yaşanabilir. Bu gibi durumlarda partnerler birbirlerini dinlemeli ve suçlamadan, hakaret etmeden ve aşağılamadan yorum yapmalıdır. Hedeflerin iki taraflı olduğunu unutmamak ve gerektiğinde bunu hatırlatmak önemlidir. Her iki tarafın da düşüncelerini, fikirlerini paylaşabilmesi ve partneri göre duyulduğunu hissetmesi gerekir. Sesimizi duyuramadıkça hırçınlığımız daha da artar. Bu da karşı tarafa kin, öfke, aşağılama ve ara sıra de bedensel zor olarak yansıyabilir. Hele ama böyle zorlama dönemlerden geçerken üstelik bunları yaşamak yükümüzü rahatlatmak yerine daha da ağırlaştıracaktır.

Bu geçici bir durum ve bu günler sona erecek

Geçmişteki travmalar, ailede geçmişte yaşanan bir rahatsızlık hikayesi veya kayıplar sebebiyle partnerlerden biri, diğerinden daha artı etkilenebilir. Çiftlerden biri diğerinden daha artı etkilenmiş olabilir. Daha biçare, daha tez canlı hissediyor, böyle olunca da mantıklı düşünemiyor ve panik davranışları artıyor olabilir. Bunun çok değişik sebepleri vardır. Bu gibi durumlarda çiftler davranışlarını saçma, gülünç, çocukça bulmak ve kaygılarını minimize etmek yerine onu anlamaya çalışıp ihtiyaçlarının neler olduğunu sorabilir. Kaygının arttığı zamanlarda çift olarak sahip olunan kaynaklar devreye sokulabilir. Birlikte fotoğraflara ve videolara bakıp o günleri hatırlamak bir süreliğine o fazla duyguların hissedilmesini sağlayacaktır.

Çiftler zaman zaman yalnız kalma ihtiyacı duyabilir. Yalnız kalma ihtiyacı duyulduğunda, imkanlar dahilinde, bunu sağlayabilmek de çok önemlidir. Çiftlerden birinin bir süreliğine bir odada yalnız kalmak istemesi diğerinden sıkıldığı ya da artık onunla beraber edinmek istemediği anlamına gelmez. Böyle zamanlarda beni sevmiyor, beni önemsemiyor gibi olumsuz düşüncelere kapılmadan partnerlerin birbirlerinin ihtiyaçlarına saygı göstermesi ve bunun sıradan bir koşul olduğunu kendine hatırlatması gerekir. Her ne dek şu anda hiç geçmeyecek gibi gelse de bu geçici bir koşul ve bu günler sona erecek. İleride partnerinizle birlikte bu sürecin üstesinden nasıl geldiğinizi hatırlamak ve hatta birlikte gülebileceğiniz hikayelerinizin olması ne dek enerjik bir ilişkiniz olduğunu size gösterecektir.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

54 gösterim, 1 gün

Mutlu bir evlilik için aşık olmak yeterli mi

Kadınca 06 Şubat 2022

Mutlu bir evlilik için aşık olmak yeterli mi

Aşkın, mutlu bir evliliğin anahtarı olduğu, birbirine aşık çoğu çift kadar kabul edilir. Aşık bir çiftin evliliklerinden umut ve beklentileri de hal böyle olunca epeyce yüksek olabiliyor. Peki evliliğin başında sarf edilen ardı arkası gelmez sevgi sözcükleri nasıl oluyor da ‘sen benim evlendiğim adam/kadın değilsin, seninle evlendiğim güne lanet olsun, sen beni kandırdın’ gibi kırıcı söylemlere dönüşüyor?

Ne yazık ancak ‘aşkın gözü kördür’ tabiri gayet gerçekçidir. Aşık olunduğunda insan beyninin duygularla ilişkili bölümü, kontrolü ele alır. Mantık, analiz, zihin yürütme gibi entelektüel işlevlerimizden sorumlu kısım ise yaklaşık olarak devre dışı kalır.

İnsanlar bu gibi durumlarda bir bilinç daralması yaşayabilir. Bunun sonucunda da izdivaç gibi istikrarlı ve ömür boyu sürmesi istenen bir ilişkinin gerektirdiği böylece fazla etken ayrım edilemeyebilir veya bir arz ayrım edilse bile dikkate alınmayabilir. Bireyler karşısındaki insanın niyetini veya davranışını okuma becerilerini yalnızca görmek istediklerini görerek köreltir. Çoğu birey bu sebeple izdivaç öncesinde bariz olan davranışları, eğilimleri ve değerleri görmezden kazanç.

Evlilik öncesinde çoğu etmen dikkate alınmalı

Evliliğin uzun ömürlü ve doyum, mutluluk sağlayacak bir kurum olmasını istiyorsak evlilik öncesinde tanıma ve karar aşamalarında birçok faktörü koyulmak gerekir. İki kişinin kendi arasındaki duygusal armoni, cinsel armoni, anlaşmazlıkları çözme becerileri, hayatlarıyla ilgili konulardaki beklentiler, karar alma becerileri, manevi değerler ve inançlar, ailelerle ilişkilerde armoni, evlilikte bütçe yönetimi, roller, meslek bölümleri, çocuk yapma ve çocuk sayısı ve kariyer hedefleri gibi konularda uzlaşma içinde olmaları önemli

Uyum demek, her konuda benzerlik içinde almak anlamına gelmez. Farklılıklara saygıyla yaklaşarak kabul etmek hatta ayrışan noktaları bir zenginleşme fırsatı olarak görüp kullanabilmek de muhtemel. Ancak genel olarak benzer edinmek evliliği yürütmede işleri kolaylaştırır. Aynı çevreden, dini inançlardan, yaşam tarzlarından, eğitim ve alaka alanlarından ve yakın yaşlardan olunması gibi öyle çok nitelik sürtüşmelerin az, doyumun fazla olmasını sağlayabilir.

Öğrenmenin en kayda değer yollarından birinin de model almaktır. Anne ve babanın nasıl bir ilişki içinde oldukları, nasıl bir erkek ve kadın rolleri olduğu, aralarındaki iş bölümü, kararların nasıl alındığı, sevgi bakış şekilleri, ağız dalaşı ve kırgınlıkları onarma tarzları gibi böylece çok etmen çocuğun öğrenmesinde epeyce etkilidir. Çocuğun yetişkin hayatında kuracağı ilişkilere öğrendiklerini aktarmasında bu gibi faktörler büyük ağırlık taşır.

Travmalar bakış açısını etkileyebilir

Eğer bayan eski ilişkilerinde travmatik sayılabilecek, olumsuz duygusu çok yüksek yaşantı ya da yaşantılar yaşamışsa bugünkü ilişkisinde etkilenme ihtimali vardır. Mesela kadın aldatılmış ise eşini artı teftiş etme eğilimi geliştirebilir, fazla kıskanç denilebilecek davranışlar içine girebilir. Eski sevgilisi kişiliğini örseleyen, yeteneksizlik inancı yaratan, aşağılayan davranışlarda bulunmuşsa, yeni eşin en ufak bir eleştirisine sabır gösteremeyebilir. Bu durumlarda eski yaraları tetiklenip büyük tepkime verebilir. Geçmişten taşıdığımız yaralar bugünü mutlaka etkiler. Yaralarımızın farkında olan olup, eşimizin de anlamasını sağlayıp ilişki içinde iyileştirmeyi amaçlamalıyız.

Pandemiyle birlikte özellikle genç̧ler birdenbire pozitif siteye üye olup, çok sayıda kişiyle zaman geçirerek görüşmeye başladı. Haliyle ilişkileri de çarçabuk tüketiyorlar. Öte yana bir takım kişiler, özellikle kadınlar, hemencecik buluşma baskısı olmamasından nedeniyle daha rahatlar ve karşılarındaki kişiyi iyice tanımaya çalışıyorlar. Bu şart karantina flörtü (iso-mate) ilişancak biçimi olarak adlandırılıyor. Çünkü bu grup ırk bundan böyle yüz yüze buluşmadan önce güçlü bir bağlantı belirlemek istiyor. Bu açıdan bakınca, sanal dünyanın romantizme kendine özgü bir katkısından bahsetmek olası ola ki.

Peki pandemi, benzer evde inlemȩayan eşleri nasıl etkiledi? Dengeyi korumak için ne yerine getirmek gerekiyor? Tolerans alanımız daralıyor. İşleri sıralamak ve paylaşmak, mekanı zaman zaman yalnız kalabilecek şekilde düzenlemek, benzer mekanda iken bile birbirimizi yalnız bırakıp meşgalelerimize konsantre olmanın prensiplerinde anlaşmak, birlikte şen süre geçirecek aktiviteler oluşturmak dengenin korunmasına asistan olabilir. Özel bir süreçten geçildiğini baştan benimsemek ve yıpranarak değil elele çıkmak açısından bu tür önlemleri dikkate alabiliriz.

Bilirkişi Birey, Çift ve Aile Terapisti Feryal Tükel

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

67 gösterim, 0 gün

6 çiftten 1’i yalnızlık hissi yaşıyor

Kadınca 06 Şubat 2022

6 çiftten 1'i yalnızlık hissi yaşıyor

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, ilişkilerdeki yalnızlığa ilişkin değerlendirmede bulundu.

İçerisinde bulunduğumuz data çağında dijital ortamlara ve haber kaynaklarına ulaşımın fazlasıyla artmasına karşın ironik bir şekilde yalnızlığın da artmış durumda olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, yalnızlığın geniş bir yelpazeye sahip olduğunu söyledi.

Yalnızlığın böylece çok çeşidi bulunuyor

Psikolojik çalışmaların, bilhassa son zamanlarda yalnızlığın nedeni ile ilgilendiğini kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Yalnızlık, ilk olarak nahoş, öznel psikolojik bir koşul olarak açıklandı. Ama daha sonrasında kişinin gereklilik duyduğu sosyal ilişkilerinin eksik olmasına ya da var olan sosyal ilişkilerinde kişinin arzu ettiği yakınlığın, duygusallığın ya da samimiyetin olmamasına gösterilen bir tepki olarak özetleniyor. Bu açıdan bakıldığında kişilerarası yalnızlık, sosyal yalnızlık, kültürel yalnızlık, psikolojik yalnızlık, kişinin kendi içerisinde kurmuş olduğu dinamikler açısından yalnızlık gibi çeşitleri de var. Ara Sıra duruma emrindeki olabiliyor, bazen yalnızlık kronikleşebiliyor veya toplumsal bir parçanın yansıması olarak da gelişebiliyor.” diye konuştu.

Yalnızlığın anlamının içerisinde bulunulan duruma göre değişebileceğini kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz , “Kocaman bir topluluk içinde tek başına edinmek diğer bir şey, kalabalık içinde nahoş, gözden düşmüş, sizin canınızı yakan, keyifsiz bir duygu vermesi diğer bir şey. kimsesiz olup da psikolojik olarak iyi hissedebilirsiniz, bunun adı yalnızlık değil. Fena hissettiğiniz noktada yalnızlık olabilir.” dedi.

6 çiftten 1’i yalnızlık şehvetli yaşıyor

İlişkilerde yalnızlığa kadınların daha aklıselim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Her altı çiftten bir tanesinde yalnızlık duygusal olduğu istatistiklerde görülmektedir. Bu his yönetilmediği süre da ilişkiye zarar verecek ayla gelebiliyor. Böylelikle kişinin psikolojisine iyi gelmeyen bir koşul ortaya çıkıyor. Özellikle kadınların buna daha meyilli olduğu çalışmalarda gözükmektedir. Yani, kadınlar yalnızlığa erkeklerden daha duyarlılar.” dedi.

Bireylerin bir ilişki yaşarken neden yalnız hissettiklerini de değerlendiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Bu koşul kişisel nedenlerden, çevresel nedenlerden ve ilişkiden kaynaklanıyor. Hem biyoloji ile ilgili olarak ayrıca de psikolojik yapılanmamız için yalnızlığa değil, bağlanmaya ihtiyacımız var. Bunun içinde şefkat, görülme, ilgilenilme var. Tüm bunlar çocukluk çağından itibaren oluyor. Eğer ama çocukluk çağında sağlıklı bir bağlanma gerçekleşiyorsa erişkinlikte de bu bağlanmayı görüyor ve yalnızlık hissetmiyoruz.” diye konuştu.

Yalnızlığın bulaşıcı bir duygu olduğunu belirten Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “İlişkide karşısında tarafla kurduğumuz duygusallığın yeterince konuşulmaması, yansıtılmaması, sosyal sorunlar, hesaplı sorunlar gibi geçici ya da kalıcı olarak bireyin psikolojisini etkileyen etmenler de ilişkiye yansıyabilir. Yalnızlığın bulaşıcı olduğu da söylenebilir. Çok yakın ilişkinizdeki bireyden sizlere de yalnızlık bulaşabilir. Bir öteki faktör de bireylerin sorun çözme mekanizması. Yakın ilişkilerdeki sorun çözme becerisi de yalnızlığı artıran veyahut azaltabilen bir etki yaratabiliyor. Sorun olduğu vakit firar etmek da yalnızlığı artırıyor.” diye konuştu.

Yapılan çalışmalara tarafından günde iki saatten fazla sosyal ağ kullanımının da ilişkideki yalnızlığı artırabildiğine uyarı çeken Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Özellikle sosyal medyanın bu kadar faal kullanıldığı bir dönemde yalnızlığın da bu dek ortaya çıkması insanı şaşırtmıyor. Sosyal medyada kurulan ilişkiler ‘mış’ gibi ilişkiler ve bu ilişkiler, doğrusu olan ilişkiden daha ayrı etki ediyor. Beyin buna alışırsa, aslında çıkma, fanteziye kayma, dolayısıyla da yalnızlık ortaya çıkabiliyor. Bu Vesile Ile de gerçek ilişkileri kaybetmeye sebep olabiliyor.” uyarısında bulundu.

Dost bulma sitelerinin bireylerin yalnızlığını gidermesinin bilimsel bir dayanağı olmadığını kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Çalışmalara görmek gerekiyor. bizzat sosyal medya üzerinden kurulan ilişkilerde bir açılış yani tanışma açısından bakıyorsanız burada bir sorun yok ama orta ve uzun vadede ilişkilerin nasıl gelişeceğini sosyal ağ belirliyorsa orada bir bezginlik olabilir. Yani defalarca bir sanal realite üzerinden ilişki kuruyor, bunu devam ettiriyorsak bu reel bir ilişki olmayacaktır. Dolayısıyla ilişkilere hasar verecektir.” uyarısında bulundu.

Dinç ilişki her yönüyle düzenleyici oluyor

Sağlıklı bir ilişkinin biyolojik olarak da kişiyi düzenlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Çiftler birbirinden uzaklaştıkça mide – bağırsak sistemiyle ilgili şikayetlerin arttığını görürüz. Yakın ilişkideki çiftler fiziksel olarak uzaklaşıldığında bedensel olarak bir tepki veriyor çiftler. Bu durum da ayna nöronlarla alakalı bir şart. Daha aktif olan ayna nöronlar doğruca gönderilen uyarılarla birlikte iki taraflı düzenleme sağlanıyor ve gelen uyarılarla birlikte maddi olarak da psikolojik olarak da rahatlama sağlanıyor. Bu, sanal ortamda olası olmuyor.” dedi.

Çiftlerin ilişkilerindeki yalnızlığı ortadan kaldırabilmesi için önerilerini de sıralayan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, şunları söyledi:

Farkında Olan olun: İlk olarak farkındalık. Havadisdar almak gerekiyor. Bunun evrensel bir şey olduğunu anlayışlı olmak gerekiyor. Bu yalnızca o şahısların başına gelmiyor ve yaşanılabilmesi muhtemel bir şey. Fakat daha sonrasında bunu çözmek için araştırmaya girmek gerekiyor. Bu konuda sadece göz önünde bulundurmak bile iyilik katıyor, bir farkındalık sağlıyor.

Duyguları konuşmayı öğrenin: Bir diğer önerim ise duyguları konuşmayı öğrenmek. Ailelerde de anne babalar duygularını göstermiyor, küsüyorlarsa, bir sorun çözme mekanizması uzaklaştırma üstünde oluyorsa ergenler de bunun üzerinden dünyayı böyle yorumluyor ve küsmeye, duygularını konuşmamaya başlıyorlar. Yapılan şeyler, bir sonraki jenerasyonu da etkiliyor. Hem kalıtımsal hem davranışı öğrenmeyle ilgili aktarım oluyor. Bunu değiştirmek sizin elinizde. Duyguları konuşmak şiddet ama öğrenilen bir şey. Yalnız başınıza yapamıyor iseniz destek de alabilirsiniz.

Kolektif ortamlara geçilmeli: 2014’te önemli bir hayvan deneyi yapılıyor. Fareyi bir zaman izole, yani yalnız bırakıyorlar. Bir vakit daha sonra beynindeki hücrelerde bir değişimi mikroskobik olarak görüyorlar. Daha ardından fareyi sosyal ortamına geri gönderiyorlar. Bir müddet daha sonra nörona her yerde bakıyorlar ve radyolojik bulgularda nöronda bu değişimin gittiğini görüyorlar. Yani nöron hücresi bile değişebiliyor, yalnızlığa biyolojik bir yanıt veriyor. O fare izole ortamında kalsa ve orada üreseydi bir sonraki nesle de yalnızlığı geçecekti. Beyin kendini değiştirebiliyor. İzole ortamdan ağların olduğu, kolektif ortama aşmak gerekiyor.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

44 gösterim, 0 gün

  • ABD'den skandal 'kürtaj' açıklaması

    ABD'den skandal 'kürtaj' açıklaması

    Tarafından AÇIK 10 Mayıs 2022 - 0 Yorumlar

    Psaki, düzenlediği günlük basın toplantısında, Yüksek Mahkemenin kürtaj hakkını anayasal güvence altına alan yaklaşık 50 yıllık kararı bozmaya hazırlanması ve bu konudaki tartışmaları değerlendirdi. Ülkedeki birçok Cumhuriyetçi ismin kürtaj karşıtı tavırlar takındığına işaret eden Psaki, “Ciddi risk altındayız. Birçok kişi, kadınların seçim hakkını ellerinden almaktan bahsediyor.” yorumunda bulundu. Psaki, kürtajı “anayasal hak” olarak tanıyan kararın […]

  • ABD'den Ukrayna hamlesi! Biden, yasayı imzaladı

    ABD'den Ukrayna hamlesi! Biden, yasayı imzaladı

    Tarafından AÇIK 10 Mayıs 2022 - 0 Yorumlar

    Biden, Kongrenin onayını alan 2022 Ukrayna Ödünç Verme-Kiralama Yasası’nı Oval Ofis’teki imza töreni ile onayladı. Burada yaptığı konuşmada Biden, “ABD, ülkelerini ve demokrasilerini Putin’in zalim savaşına karşı savunma mücadelelerinde Ukraynalıları desteklemektedir.” ifadesini kullandı. – Yasa 1941’de kullanılmıştı Söz konusu yasa ile Ukrayna’ya askeri ekipman gönderme ve savunma desteği verme sürecinin kolaylaştırılması hedefleniyor. ABD 1941’de İkinci […]

  • Almanya'da Ukrayna askerlerine obüs eğitimi verilmeye başlandı

    Almanya'da Ukrayna askerlerine obüs eğitimi verilmeye başlandı

    Tarafından AÇIK 12 Mayıs 2022 - 0 Yorumlar

    Almanya Korunma Bakanlığından yapılan açıklamada, Almanya’nın Ukrayna’ya 7 PzH 200 tipi obüs sağlayacağı hatırlatılarak, Hollanda ile Ukrayna’dan 18 takıma obüs eğitiminin verilmesinin tasarlandığı aktarıldı. Açıklamada, eğitimin bugün Ukraynalı askerlere verilmeye başlandı bilgisi paylaşıldı. “UKRAYNA ASKERLERİNE EĞİTİM VERMEMİZ SAVAŞA DAHİL OLMAMIZ ANLAMINA GELMEZ” Almanya Korunma Bakanı Christine Lambrecht, ZDF Televizyon Kanalına yaptığı açıklamada, Ukrayna askerlerine eğitim verilmesinin savaşa dahil olma anlamına […]

  • Türkiye- Cezayir arasında 15 anlaşma, 1 ortak bildiri

    Türkiye- Cezayir arasında 15 anlaşma, 1 ortak bildiri

    Tarafından AÇIK 17 Mayıs 2022 - 0 Yorumlar

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun arasında Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi 1. Toplantısı Ortak Bildirisi imzalandı. Ayrıca Türkiye ile Cezayir arasında siyasi, askeri, ekonomik, ticari, kültürel, turistik alanlarda iş birliğini içeren 15 anlaşma imzalandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun’un huzurunda 15 anlaşma imzalandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Cezayir Cumhurbaşkanı […]

  • Vatan Partisi İlçe Başkanı evinde ölü bulundu

    Vatan Partisi İlçe Başkanı evinde ölü bulundu

    Tarafından AÇIK 09 Mayıs 2022 - 0 Yorumlar

    Edinilen bilgiye göre, Cumhuriyet Mahallesi Buket Sokak’taki tek katlı evde yalnız yaşayan Vatan Partisi Elbistan İlçe Başkanı Salman Yaşdal’dan (76) haber alamayan aile fertleri durumu ilçedeki yakınlarına bildirdi. Eve giden yaşlı adamın yakınları, Yaşdal’ı kapı girişinde hareketsiz şekilde buldu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Yaşdal’ın yaşamını yitirdiğini belirledi. Yaşdal’ın cansız bedeni, olay yerinde […]