Hoşgeldiniz ziyaretçi! [ Giriş yap

Dilan Çiçek Deniz, sarardı

Kadınca 08 Şubat 2022

Dilan Çiçek Deniz, sarardı

İzlandalı sevgilisi Thor Saevarsson’dan sürpriz bir izdivaç teklifi alan Dilan Çiçek Deniz, aralıksız imaj değiştirmeye başladı. Sevgilisinin ailesiyle tanışmak için soluğu İzlanda’da bölge güzel oyuncu, Türkiye’ye döner dönmez geçtiğimiz ay değiştirdiği saçlarını iyice sararttı. Güzel oyuncu, son olarak saç rengini daha da açarak adeta barbie bebeğe dönüştü.

Alkış yağdı

Deniz, yeni imajını “Robot Sophia diyebilir miyiz?” notuyla paylaştı. Hoş oyuncunun paylaşımına hayranları alkış yağdırdı.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

33 gösterim, 0 gün

Ayrılık sonrası nadas süresinin önemi

Kadınca 07 Şubat 2022

Ayrılık sonrası nadas süresinin önemi

İnsan, alet değildir. “Bitti” dediğinde derhal bitmez. Çünkü bir ilişkide tek bir senet ile bağlı değiliz.

Bu bağlar;

Zihinsel,
Duygusal,
Idareli,
Sosyal
Maddesel

5 bağın birdenbire bitmesi olası yok. resmen bitse de kalbimizde ve zihnimizde bitmesi en uzun zaman alandır. İnsan, aklında ve kalbinde biri varken diğer birini ne kadar sevebilir? Diğer birine ne dek emek verebilir? Başka birine ne kadar içten olabilir?

Fakat birçok insan, ayrılık acısını yaşayıp, kendi öz gücüyle toparlanmak yerine diğer birine yaslanarak ayağa kalkmayı seçiyor. Bunun için de bere bandı ilişkiler yaşıyor. Ve farkında olan olmayan kurtarıcı benzeyen buluyor. Ancak bere iyileştikten sonra da yara bandı düşmeye, kurtarıcının da misyonunun bitmesiyle de yeni sorunlar başlıyor. O halde sağlıklı bir ilişki için önce eskinin bitirilmesi (arınma) gerekir.

Nadas sürecinin faydaları

Boşanmışsa;

– Ayrılığın taziyesini tutma

– Kendini tanıma (Şu lahza ne istiyorum, niçin boşandım, bu yaşamda ne arıyorum vb. gibi)

– Yalnızlıkla başa çıkmayı öğrenme

– Eski eşiyle yeni süreci oturtma (nafaka, velayet, çocuklarla hakkında irtibat şekli, sınırlar)

– Kök ailesinin boşanmaya alışması

– Sosyal çevrenin boşanmayı benimsemesi,

– Eski eşe, çocuklara ve çevreye aleyhinde suçluluk, vicdan azabı duygularından arınma

– Kararını siklet, kararlılığı test etme süreci

– Yeni bir ilişki için enerji toplama

– Yeni birine, eski ilişkiden kalanları aktarmamak için yatışma

– Ekonomik olarak toparlanma

Flört ayrılığı ise;

– Kendini toparlama

– Taziyeyi alıkoyma-bitirme

– Kendini, eski ilişkisini, tercihlerini otopsi yapma

– Ne istediğini ayrım etme

– Idareli, fiziksel ve sosyal olarak hayata dönme

– Yalnızlıkla başa çıkmayı öğrenme

– Kendi öz gücüyle bir vakit ayakta durmayı deneme-başarma

Esas olarak biten bir ilişkiden daha sonra ilişkilere duraklamak, kendini toparlamak için çok iyi bir fırsat. Kendine yatırım yapma, yalnızlığıyla yüzleşme, üretken olma, ertelenmişlikleri yaşama, yeni hedefler tespit gibi birçok adım için alan sunmakta.

Ayrılık sonrası hemen ilişkilere atılırsak ne olur?

Nasıl ki bir bardağın dibinde bir yudum çay varken onu bitirip, bardağı yıkamadan o bardaktan su içemiyorsak, kalbimizde bardak gibidir. Birini bütün bitirip, kalbimizi eskisinden arındırmadan yeni birini alamayız. Bardaki dere üzerine su dökersek ne nehir ne su olur. Bitmeyen birinin üstüne yeni birini alırsak yaşadığımız şey ne eski ne yeni olur. Denersek adı ilişki yok, çelişki olur.

Hemen birini alırsak;

– Biten ilişkinin niye-neden-nasılları havada kalmış olur.

– Biten ilişkiden ders ve anlam çıkarmamızı engellemiş olur.

– Yeni ilişkinin tadını çıkarmaktan fazla, eskinin acısını atmaya odaklanmış oluruz.

– Ayrılık acısı, suçluluk, vicdan azabı sebebiyle hesapsız ve bize uymayan birini seçme riskimiz olur.

– Kalbimizdeki acıyı ve hüznü atmadan üzerine sevinç koymaya çalışamayacağımız için tutarsız ve çatışma dolu bir sürecimiz olur.

Sonuçta nadas süreci, iyileştirir, yüzleştirir, güçlendirir. Acıya tahammül ve kendi başına çözme gücünü ortaya çıkarır. Yeni tercihimizi daha dinç yapmamızı, daha çok çabalama ve tahammül etme gücümüzü sağlar.

Aile, Evlilik ve İlişki Danışmanı

Serhat Tanıdık Olmayan

özel içeriğidir. sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

40 gösterim, 0 gün

İlişkilerde en çok hangi özellikler aranıyor

Kadınca 07 Şubat 2022

İlişkilerde en çok hangi özellikler aranıyor

Türkiye, İngiltere, Fransa, Darı, Endonezya, ve Suudi Arabistan’da Hawaya’nın ilişkisi olmayan 1715 kişiyle gerçekleştirdiği araştırmanın sonuçları yayınlandı. Bakalım sizin hayallerinizdeki kişiyle Türkiye’de ilişki yaşamak isteyenlerin siklet sıralamaları benzer mi?

İlişkilerin temeli açık görüşlülük

Araştırma sonuçlarına kadar; Türkiye’de ilişki arayan çiftlerin yüzde 92’si açık görüşlü kişilerle birlikte olmak istiyor. Açık görüşlülük en yüksek oran ile ilişki temellerinde en öncelikli yeri kaplıyor.

Siz hayallerinizdeki partnerde espri anlayışınızın benzer olmasını mı istersiniz yoksa para konularındaki tutum biçiminizin aynı olmasını mı? Verilere göre, 10 kişiden 9’u benzer mizah anlayışında ve para konularında benzer görüntü açısına sahip olmaya yük gösteriyor.

Zeka düzeyi mi, güzellik mi

İlişkisi olmayan, bayan ve erkek sayısının eşit olduğu 20 ile 40 yaş arasındaki kişilerle gerçekleştirilen anket sonuçlarında, aynı zeka düzeyine sahip olmayı seçim edenlerin oranı yüzde 86 iken, bedenen çekiciliğe yük verenlerin oranı yüzde 85 olarak karşımıza çıkıyor. Bu konu hakkında siz de aynı fikirlere mi sahipsiniz?

Türkiye’de her beş kişiden dördü ailemin onaylayacağı kişiyle ilişki yaşamak istiyorum diyor. Araştırma sonuçlarına kadar aile onayı öncelikli olmasa da, yine de Türkiye’de ilişki yaşamak isteyen kişiler için manâlı bir oranda.

Izdivaç yolunda önemli ilişki belirlemek isteyen şahısların, partnerinin ne kadar başarılı bir kariyerinin olmasını istiyorsun sorusuna, yüzde 75’i başarılı bir kariyere sahip olması benim için önemli diyor.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

48 gösterim, 0 gün

İlk buluşmada aradaki buzları eritmenin 6 yolu

Kadınca 07 Şubat 2022

İlk buluşmada aradaki buzları eritmenin 6 yolu

İlk görüşme bir ilişki için oldukça önemlidir, adeta ilişkinin dönüm noktası birincil görüşmedir. İlk buluşmanın güzel geçmesi ilişkinin devamı için kararımızı ilk elden etkiler ve bu yüzden ilk görüşmede sohbette çarçabuk buzları eritebilmek çok önemlidir. İşte OkCupid’in hazırladığı ilk sohbetinizin neşelendirici geçmesi için 6 anahtar sözcük.

İlk buluşmada aradaki buzları eritmenin 6 yolu

Itinalı olun

İnsanlar kendileri hakkında konuşmayı severler. Siz sorun, iyi dinleyin ve dinlediğinizi hissettirin. Bunu iletişiminizde kesin edin. İlişki uzmanı ve yazan Susan Winter, “Nasılsın, neler yapıyorsun, ne işle uğraşıyorsun?” gibi soruların hiçbir kasıt ifade etmediğini söylüyor ve ekliyor “Hitabe sırasında ilginizi gerçekten belirlenmiş olabilmek için kendi tarzınızda sorular sormanız gerekli? Bunları sorabilmek için ilk olarak iyi bir gözleme ihtiyacınız var.”

Evet-hayır soruları sormayın

Sohbetin ilerlemesini istiyorsanız ucu açık soruları seçin. Hatta “Senin için mükemmel bir ilişki nedir? Seni ne eğlendirir? Düş edip de demin gerçekleştirmediğin bir şeyler var mı?” gibi sorular cebinizde bulunsun.

Meraklı olun

Sohbet esnasında bilmediğiniz bir konu hakkında sohbet açılırsa, bu sizin için ayrıca öğrenme keza de karşınızdakine yakınlaşma fırsatı tanır. Karşınızdakinin bildiği ve merak ettiğiniz şeyleri sormaktan çekinmeyin. Northwestern Üniversitesi’nden Dr. Alexandra Solomon, “Burada açık yüreklilik fazla önemli” diyor. “Normalde merak etmeyeceğiniz bir şeyle aşırı ilgileniyor gibi gerçekleştirmek zıt tepebilir” diye de uyarıyor.

Gündemi peşine düşüp takip edin

Dünyada olan bitenden haberiniz olsun. “Hava ne kadar hoş” demektense gündemde olan, çoğalan bir olay hakkında karşınızdakinin fikrini sorabilir, konuşmak istediğiniz iki taraflı bir konu ise uzun bir sohbete yelken açabilirsiniz. İlişki uzmanı Dr. Tina B. Tessina, “Laflamak tenis maçı gibi gidip gelmelidir” diyor. “İlk konuşmada ortak noktalar bulmak sohbeti koyulaştıracaktır. Iki Taraflı noktalar bulmanın en iyi yollarından biri de gündemi takip etmektir.” Yeni bir haber, trend bir video, yeni çıkmış bir dizi sezonu sohbeti için iyi birer açılış olabilir.

Deneyimlerinizi paylaşın

ayrı zamanlarda da olsa; gittiğiniz yerlerden, etkinliklerden, bu anıların size neler hissettirdiğinden bahsedin. Bunu yaparken konuşma ve dinleme dengesini de iyi kurun. Sadece sizin anlatmanız veya kesintisiz sorular sorup karşıdakini konuşturmanız iyi bir tanışma seslenmek değildir. Dürüst dengeyi bulmak ikinizin de birbirinizden bir şeyler bulabileceği fırsatlar yaratabilmek anlamına kazanç.

İltifat etmekten çekinmeyin

Psikolog Gretchen Kubacky, “İltifat etmek bir sohbette buzları eritmenin en kolay yöntemlerinden biridir” diyor. Bilhassa fiziksel özellikler yerine şahsiyet ve davranışlara yöneltilen iltifatlar karşıdaki insanın kendisini güvende ve aşina hissetmesini sağlar. Siz de iltifatlarla karşınızdakinin özgüvenini beslemeyi unutmayın. Fiziksel iltifatlardansa hoşunuza giden ortak yönlerine, hissettiklerine duyarlı iltifatları seçin.

Burada tanışmanın yüz yüze mi yoksa mesajla mı olduğu çok manâlı. Eğer bir dostluk platformundan tanıştıysanız o kişi hakkında pek fazla bilgiye gelmek mümkün. Profilini detaylıca inceleyerek yaşam tarzı, alaka alanları, zevkleri gibi detayları öğrenebilir, bu sayede konuşmaya çok daha hazırlıklı başlayabilirsiniz. Keza mesajlaşarak flörtleşmek bazıları için daha kolay olabilir oysa karşıdaki kişinin jest ve mimiklerini görememek bir dezavantaj olabilir. Bu yüzden eğer birincil tanışmanız mesajlaşma üzerinden oluyorsa duygularınızı belli etmek için emojiler kullanmayı ve hislerinizi söylemeyi de dikkatsizlik etmeyin.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

49 gösterim, 0 gün

Burçlara göre yalnızlara özel aşk şifreleri

Kadınca 07 Şubat 2022

Burçlara göre yalnızlara özel aşk şifreleri

Aşkın Şifreleri kitabının yazarı Seçkin İlbuğa, Sevgililer Günü’ne yalnız girmek istemeyenler içni aşk şifreleri hakkında veri vererek, her burç için dağıtılmış önerilerde bulundu.

Aşk hayatımızın önündeki engellerden kurtulabiliriz

İlk adım, aşkı kabul etmelisiniz. Ardından aşkı yaşamınıza nasıl davet edeceğinizi belirlemelisiniz. İnsan farkında olan olmadan, aşkı pek gözünde büyütür ancak, aşkla arasına görünmez bir uzaklık koyar. Yalnız elde etmek sizin seçiminiz değilse, zihninizdeki blokajlar, ruhunuzdaki yaralar ve kalbinizdeki kırgınlıklarla yüzleşmeniz gerekir. Nasıl mı? Size özel aşk şifrelerinizi öğrenerek…

Astrolojik sembolizm; doğuştan getirdiğimiz şehvetli, zihinsel, maddi, ruhsal motivasyon ve potansiyeli açığa çıkararak kendi aşk hikayemizi yaratmak ya da aşkı yaşamımıza çekmek için yol göstericidir. Her insanın duygularını açıklama etme biçimi, hissi beklentileri, öz güven eksikliği yaşadığı ve öz değerini koruyamadığı alanlar birbirinden farklıdır. Şehvetli ihtiyaç ve arzularımızı ifade etmek, duygusal emniyet alanlarımızı fark etmek, sebebini bilmediğimiz dürtülerimizi dizginlemek, bilinçaltı kayıtlarımıza ulaşmak, geçmiş hayat hikayelerimizi çakmak, ilişki kurma biçimimizle vb. yüzleşerek aşk hayatımızın ve ilişkilerimizin önündeki engellerden kurtulabiliriz.

Burçlara tarafından yalnızlara özel aşk şifreleri

Koç

Aşka dair sahip olduğunuz maskelerden kurtulun. Daha önce farkına bile varmadığınız o kadar çok duygunun görünme vakti çoktan geldi. Şimdiye dek lüzum çevre gerek kişisel tercihleriniz nedeniyle, aşkı da, aşık olunacak kişiyi de koşullara bağladınız. Hiçbir yararını görmediğiniz bu tutum biçiminden kurtularak, bitmiş aşkı dileyin. “Şöyle birine aşık olmam, bu koşullarda aşk olmaz” zihniyetinden kurtulduğunuzda aşkın çok uzaktan olmadığını göreceksiniz.

Boğa

Aşkı ve yaşamı kıymetli kılmanın yolunu biliyor musunuz? Yaşamın, dolayısıyla da aşk ilişkilerinin her anından haz almanız mümkün yok. Ama yaşanan güzel anların değerini bilip, yoğunluğunu arttırmak sizin elinizde. Her mutsuz hissettiğinizde kendinizden, öz arzularınızdan, aşktan uzaklaştırma eğilimindesiniz. Öz arzularınızı her tarafta keşfederek aşktaki hayal kırıklıklarınızla yüzleşin. Geçmişte karşısında tarafın taleplerini ”dengeli” karşılayamamış olmanız, aşkla aranızdaki mesafeye niçin oldu. ”Yine mutlu olmayacağım” ön yargısından kurtulmanız yeterli.

İkizler

Aşka hayatlar boyu ne cins anlamlar yüklediğinizi keşke bilseniz…Kendinizi karşınızdakine bırakmak zorunda değilsiniz, artık korkmayın. Aşka dair bütün hakiki isteklerinizi önce kendinize itiraf edin. Geçmiş aşk hikayelerinizin sizde bıraktığı izler nedeniyle ”özgürlüğüm elden gidecek” bahanesiyle kendinizi sabote etmektesiniz. Umursamaz belirme hatasından uzaklaşıp, karşı tarafla empati kurdukça aşkla iyileşebilirsiniz. Gerçekçi bir yaklaşımla birlikte yaratımda bulunacağınız kişilere yönelin.

Yengeç

En fedakar, en sabırlı, en anlayışlı olmayı kader saymış, aşkı yok etmiş olabilirsiniz. Adı fedakarlık olan bir aşk tanımı olamaz. Reel özlem ve arzularınızı açıklama etme samimiyeti gösterin. Bu açıklığa ulaşıldığında, fedakarlığın aşağı kimse kalmayacaktır. Aşk sıra beklemeyi sevmez. Aşkı ertelemekten vazgeçin…

Aslan

Aşkı yaşamınıza sürüklemek isteme sebebiniz yeni bir maceraya yelken açmak olabilir mi? Benliğinizin ve öz değerinizin ”manevi kaynağı” neşe ve coşku içinde olmaksa, bu soruya evet cevabı verebilirsiniz. Yalnız olma sebebiniz; aşkı ”öncelikle” eğlendirmesi gereken bir deneyim olarak görmeniz olabilir. Bu kez aşk, aile kurma, evlat sahibi olma isteğiyle eş zamanlı gelebilir. Aşkın sizi onurlandırmasını istiyorsanız, şimdiye dek aşkı, ilişkiyi, sevgiliyi ne şekilde onurlandırdığınızı irdeleyin.

Başak

Kendinizi tanımanıza vesile olan olgunlaşma sürecinin yoğunluğu sebebiyle yaşamdan zevk almakta zorlanıyorsunuz. Günlük yaşamın doğal problemleri içinde boğulmaktan vaz geçerek, aşka alan tanıyın. Bedeniniz, zihniniz ve kalbiniz ruhunuzun duvarlarıdır. Oysa ne duygularınız ve düşünceleriniz ne de dürtüleriniz benliğinizi ayrıntılarıyla ifade etmeye yetmez. Aşk, insanı en gizli yönlerini açığa çıkararak olgunlaştıran efsunlu bir güce sahiptir.

Terazi

Aşk hayatınızla ilgili hayaller ve talepler konusunda ifade edilmemiş, bitmemiş hikayeleriniz üstünde düşünün. Daha önce hissi manipülasyonlar, stratejiler denediğiniz aşk ilişkilerinizi referans almadan, aşkı zihninizde en sade haliyle yaratın. Aşkı zihinsel düzlemde yenilemekle, aşka adım atarsınız. Aşkta tarafsızlık, dürüstlük, eşdeğer katılım, empati yeni sloganlarınız olsun. Vizyonunuzu geliştirecek kişiler ve ilişkilere yönelebilirsiniz.

Akrep

Beklentiler, arzular ve zorluklar aşkın zaruri gerçekleridir. Ama aşka dair eski bilgilerden uzaklaştıkça aşkı yaşamınıza çekebilirsiniz. İlişkiyi , aşkı da daha önce yaşanan nahoş deneyimlerin gölgesinden kurtarın. Sahip olduğunuz değerleri, öz arzularınız ve duygularınızla yeniden şekillendirin. Derin iç görüleriniz doğruca bunu kolaylıkla yapabilirsiniz. Bir kazanım ya da kayıp konusu gibi yaklaşmadığınız sürece aşka dair bütün tıkanıklardan kurtulabilirsiniz.

Yay

Gerçeklikten kaçmadığınız oranda, yaşamın bütün alanlarında olduğu gibi aşkta da kazanırsınız. İlkelerinizle barışık yaşarken, istikrarlı ve net bir motivasyon içinde olmanız önemlidir. Oysa aşkta neyin içten neyin hatalı olduğuna dair katiyet arayışından vaz geçin. Değişmez fikirli davranışlarınız, önünüze meydana çıkan fırsatları görmenizi engelleyebilir. öte yandan öz güveninizi spor, sağlıklı beslenme gibi fiziksel yatırımlarla güçlendirebilirsiniz.

Oğlak

Romantik ve dramatik ideal aşk tanımınız şayet azıcık geliştirilebilir. Düşüncelerinizi kolay kolay değiştirmezken, aşka dair beklentilerinizi esnetmek sizi ürkütebilir. Oysa olması gereken; kendiniz olmaya devam ederken, karşınızdaki kişiye de kendisi olma fırsatı verebilmeniz. Akışta gelen aşk ve ilişkiler sizi rutinin dışına çıkarmayı başarabilir. Bu Nedenle aşkı eskisinden daha yoğun yaşayabileceksiniz. Siz önce aşka vakit ayırma konusunda netleşin.

Kova

Her konuda olduğu gibi aşkı da yüksek bir deneyim olarak yaşamak istersiniz. Siz önce bireysel arzularınızın yüzeye çıkmasına müsade verin. Dünyaya aleyhinde sahip olduğunuz hoşgörüyü kendinize de gösterin. Aşkın soyut yüzünü hayatınıza çekecek deneyimler davet edin. Kolektife adanmanız, kendinizi unutmanıza dolayısıyla da aşktan kopmanıza niçin olmuştu. Bütün aşık Kova mevsimindeyiz; aşkın yeni doğasını yaşayarak topluma öğretmeyi deneyebilirsiniz.

Balık

Aşık Olmak istiyorsunuz zira bir ilişkiniz olması konusunda, çevrenizden baskı görüyorsunuz. Oysa toplumsal normlar üzerinden tercihler yaparken, öz saygınızı yitirmemeniz önemlidir. Aşkın kendine aşık biri olarak, ilişkide zihinsel olarak temelleri göz ardı etmeyin. Korkularınızdan arındığınız oranda aşka ulaşabilirsiniz. Bağlılık ve sadakat, acıma ve hiddet, sorumluluk ve adalet aşkın sizi sınayacağı asıl konulardır. Dilediğiniz zaman ne değin marifetli çözümler üretebildiğinizi biliyoruz.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

39 gösterim, 1 gün

Salgında çift ilişkileri nasıl etkilendi

Kadınca 07 Şubat 2022

Salgında çift ilişkileri nasıl etkilendi

Jurnal hayatımızdan iş yaşamına değin pek fazla konuda hayatımızı içten etkileyen salgın, herkes için zorlu bir süreç oluyor. Büyük ölçüde evden egzersiz modeline geçmesiyle birlikte çiftler, birbirleriyle daha fazla zaman geçirmeye başladı. zaman zaman bu birlikte geçirilen zamanın artması kimsesiz bir sorun haline de geldi.

Salgın, çiftleri bambaşka şekillerde etkilese de herkes için müşterek olan bir hakiki var, o da bu sürecin travmatik olması. Travma ile başa çıkmadaki en manâlı kaynaklarından biri de çiftler arasındaki ilişkiler. Bu süreçte ihtiyaçları olan desteği partnerlerin birbirlerine sağlaması ve dolayısıyla çiftler arasındaki enerjik ilişki travmayla başa çıkmayı kolaylaştırabiliyor. Peki nasıl? Sürecin her iki taraf için de zorluğuna uyarı çeken DBE Tutum Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog/Çift ve Aile Terapisti İnci Canoğulları, çiftlerin salgın sürecini başarıyla atlatmak için yapması gerekenleri anlattı.

Akıl ayrılıkları yaşanabilir

Travma, birey için oldukça ağır bir yüktür. Çiftler ise bu yükü beraber taşıyabilir. Ama unutmamalıyız ama tartı yine aynı yüktür. Yükü, iki kişinin taşıyor olması o yükün yok olması veya azalması seslenmek yok, her iki tarafın da kendi payına düşen ve taşıması gereken bölümünün azalması anlamına gelir. Çünkü iki kişi olduğumuzda güçlerimiz birleşir. Birbirimizin yaralarını sarar, somut ve şehvetli destek verebiliriz. Ara Sıra ihtiyacımız olduğunda birinin yalnızca orada olduğunu kavramak bile kimsesiz oldukça etkilidir. Bunlar da o yükün ağırlığının daha eksik hissedilmesini sağlar. Bu Nedenle daha da güçlenerek yolumuza devam edebiliriz. Çünkü devam etmemiz gerekir, yol uzun bir yol.

Duyulmadığımızda sesimizi duyurmak için hırçınlaşırız. Bu yolu birlikte yürümek, çiftlere iki taraflı bir kasıt verir. Ama hedef ortak olsa da bazen yolun nasıl yürüneceğine dair partnerler arasında us ayrılıkları yaşanabilir. Bu gibi durumlarda partnerler birbirlerini dinlemeli ve suçlamadan, hakaret etmeden ve aşağılamadan yorum yapmalıdır. Hedeflerin iki taraflı olduğunu unutmamak ve gerektiğinde bunu hatırlatmak önemlidir. Her iki tarafın da düşüncelerini, fikirlerini paylaşabilmesi ve partneri göre duyulduğunu hissetmesi gerekir. Sesimizi duyuramadıkça hırçınlığımız daha da artar. Bu da karşı tarafa kin, öfke, aşağılama ve ara sıra de bedensel zor olarak yansıyabilir. Hele ama böyle zorlama dönemlerden geçerken üstelik bunları yaşamak yükümüzü rahatlatmak yerine daha da ağırlaştıracaktır.

Bu geçici bir durum ve bu günler sona erecek

Geçmişteki travmalar, ailede geçmişte yaşanan bir rahatsızlık hikayesi veya kayıplar sebebiyle partnerlerden biri, diğerinden daha artı etkilenebilir. Çiftlerden biri diğerinden daha artı etkilenmiş olabilir. Daha biçare, daha tez canlı hissediyor, böyle olunca da mantıklı düşünemiyor ve panik davranışları artıyor olabilir. Bunun çok değişik sebepleri vardır. Bu gibi durumlarda çiftler davranışlarını saçma, gülünç, çocukça bulmak ve kaygılarını minimize etmek yerine onu anlamaya çalışıp ihtiyaçlarının neler olduğunu sorabilir. Kaygının arttığı zamanlarda çift olarak sahip olunan kaynaklar devreye sokulabilir. Birlikte fotoğraflara ve videolara bakıp o günleri hatırlamak bir süreliğine o fazla duyguların hissedilmesini sağlayacaktır.

Çiftler zaman zaman yalnız kalma ihtiyacı duyabilir. Yalnız kalma ihtiyacı duyulduğunda, imkanlar dahilinde, bunu sağlayabilmek de çok önemlidir. Çiftlerden birinin bir süreliğine bir odada yalnız kalmak istemesi diğerinden sıkıldığı ya da artık onunla beraber edinmek istemediği anlamına gelmez. Böyle zamanlarda beni sevmiyor, beni önemsemiyor gibi olumsuz düşüncelere kapılmadan partnerlerin birbirlerinin ihtiyaçlarına saygı göstermesi ve bunun sıradan bir koşul olduğunu kendine hatırlatması gerekir. Her ne dek şu anda hiç geçmeyecek gibi gelse de bu geçici bir koşul ve bu günler sona erecek. İleride partnerinizle birlikte bu sürecin üstesinden nasıl geldiğinizi hatırlamak ve hatta birlikte gülebileceğiniz hikayelerinizin olması ne dek enerjik bir ilişkiniz olduğunu size gösterecektir.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

38 gösterim, 0 gün

Mutlu bir evlilik için aşık olmak yeterli mi

Kadınca 06 Şubat 2022

Mutlu bir evlilik için aşık olmak yeterli mi

Aşkın, mutlu bir evliliğin anahtarı olduğu, birbirine aşık çoğu çift kadar kabul edilir. Aşık bir çiftin evliliklerinden umut ve beklentileri de hal böyle olunca epeyce yüksek olabiliyor. Peki evliliğin başında sarf edilen ardı arkası gelmez sevgi sözcükleri nasıl oluyor da ‘sen benim evlendiğim adam/kadın değilsin, seninle evlendiğim güne lanet olsun, sen beni kandırdın’ gibi kırıcı söylemlere dönüşüyor?

Ne yazık ancak ‘aşkın gözü kördür’ tabiri gayet gerçekçidir. Aşık olunduğunda insan beyninin duygularla ilişkili bölümü, kontrolü ele alır. Mantık, analiz, zihin yürütme gibi entelektüel işlevlerimizden sorumlu kısım ise yaklaşık olarak devre dışı kalır.

İnsanlar bu gibi durumlarda bir bilinç daralması yaşayabilir. Bunun sonucunda da izdivaç gibi istikrarlı ve ömür boyu sürmesi istenen bir ilişkinin gerektirdiği böylece fazla etken ayrım edilemeyebilir veya bir arz ayrım edilse bile dikkate alınmayabilir. Bireyler karşısındaki insanın niyetini veya davranışını okuma becerilerini yalnızca görmek istediklerini görerek köreltir. Çoğu birey bu sebeple izdivaç öncesinde bariz olan davranışları, eğilimleri ve değerleri görmezden kazanç.

Evlilik öncesinde çoğu etmen dikkate alınmalı

Evliliğin uzun ömürlü ve doyum, mutluluk sağlayacak bir kurum olmasını istiyorsak evlilik öncesinde tanıma ve karar aşamalarında birçok faktörü koyulmak gerekir. İki kişinin kendi arasındaki duygusal armoni, cinsel armoni, anlaşmazlıkları çözme becerileri, hayatlarıyla ilgili konulardaki beklentiler, karar alma becerileri, manevi değerler ve inançlar, ailelerle ilişkilerde armoni, evlilikte bütçe yönetimi, roller, meslek bölümleri, çocuk yapma ve çocuk sayısı ve kariyer hedefleri gibi konularda uzlaşma içinde olmaları önemli

Uyum demek, her konuda benzerlik içinde almak anlamına gelmez. Farklılıklara saygıyla yaklaşarak kabul etmek hatta ayrışan noktaları bir zenginleşme fırsatı olarak görüp kullanabilmek de muhtemel. Ancak genel olarak benzer edinmek evliliği yürütmede işleri kolaylaştırır. Aynı çevreden, dini inançlardan, yaşam tarzlarından, eğitim ve alaka alanlarından ve yakın yaşlardan olunması gibi öyle çok nitelik sürtüşmelerin az, doyumun fazla olmasını sağlayabilir.

Öğrenmenin en kayda değer yollarından birinin de model almaktır. Anne ve babanın nasıl bir ilişki içinde oldukları, nasıl bir erkek ve kadın rolleri olduğu, aralarındaki iş bölümü, kararların nasıl alındığı, sevgi bakış şekilleri, ağız dalaşı ve kırgınlıkları onarma tarzları gibi böylece çok etmen çocuğun öğrenmesinde epeyce etkilidir. Çocuğun yetişkin hayatında kuracağı ilişkilere öğrendiklerini aktarmasında bu gibi faktörler büyük ağırlık taşır.

Travmalar bakış açısını etkileyebilir

Eğer bayan eski ilişkilerinde travmatik sayılabilecek, olumsuz duygusu çok yüksek yaşantı ya da yaşantılar yaşamışsa bugünkü ilişkisinde etkilenme ihtimali vardır. Mesela kadın aldatılmış ise eşini artı teftiş etme eğilimi geliştirebilir, fazla kıskanç denilebilecek davranışlar içine girebilir. Eski sevgilisi kişiliğini örseleyen, yeteneksizlik inancı yaratan, aşağılayan davranışlarda bulunmuşsa, yeni eşin en ufak bir eleştirisine sabır gösteremeyebilir. Bu durumlarda eski yaraları tetiklenip büyük tepkime verebilir. Geçmişten taşıdığımız yaralar bugünü mutlaka etkiler. Yaralarımızın farkında olan olup, eşimizin de anlamasını sağlayıp ilişki içinde iyileştirmeyi amaçlamalıyız.

Pandemiyle birlikte özellikle genç̧ler birdenbire pozitif siteye üye olup, çok sayıda kişiyle zaman geçirerek görüşmeye başladı. Haliyle ilişkileri de çarçabuk tüketiyorlar. Öte yana bir takım kişiler, özellikle kadınlar, hemencecik buluşma baskısı olmamasından nedeniyle daha rahatlar ve karşılarındaki kişiyi iyice tanımaya çalışıyorlar. Bu şart karantina flörtü (iso-mate) ilişancak biçimi olarak adlandırılıyor. Çünkü bu grup ırk bundan böyle yüz yüze buluşmadan önce güçlü bir bağlantı belirlemek istiyor. Bu açıdan bakınca, sanal dünyanın romantizme kendine özgü bir katkısından bahsetmek olası ola ki.

Peki pandemi, benzer evde inlemȩayan eşleri nasıl etkiledi? Dengeyi korumak için ne yerine getirmek gerekiyor? Tolerans alanımız daralıyor. İşleri sıralamak ve paylaşmak, mekanı zaman zaman yalnız kalabilecek şekilde düzenlemek, benzer mekanda iken bile birbirimizi yalnız bırakıp meşgalelerimize konsantre olmanın prensiplerinde anlaşmak, birlikte şen süre geçirecek aktiviteler oluşturmak dengenin korunmasına asistan olabilir. Özel bir süreçten geçildiğini baştan benimsemek ve yıpranarak değil elele çıkmak açısından bu tür önlemleri dikkate alabiliriz.

Bilirkişi Birey, Çift ve Aile Terapisti Feryal Tükel

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

57 gösterim, 1 gün

Aşk acısı yeni bir fobinin habercisi

Kadınca 06 Şubat 2022

Aşk acısı yeni bir fobinin habercisi

Oluşan aşk acısı kişilerde maddesel, zihinsel, maddi çoğu değişikliğe sebep oluyor. Peki aşk beynimize, duygu dünyamıza ve bedenimize neler yapıyor? Beklenmedik anda ya da zamanla biten ilişkilerin kişilerde aşık olma korkusuna yol açtığını gösteren Bilinçaltı Uzmanı Lily Lale Yılmaz, “Ayrılık sonrası yaşanan olumsuz olaylar bilinçaltında aşık olma korkusunu geliştiriyor. Bu korkuyu oluşturan esas duygular, terk edilme ve aldatılma korkusudur” dedi.

Tekrar aşık olma korkusu çıkıyor

Hepimizin geçmişte yaşadığı, unutamadığı bir aşk hikayesi mutlaka vardır. Oysa ilişkiler kimi zaman istenildiği gibi ilerlemediğinde, kişilerde tramvalara neden oluyor. Hayat kalitemizi fazlasıyla etkileyen bu koşul şehvetli çöküntülere, özgüven kaybına ve en önemlisi de bitmiş aşık olma korkusuna davetiye çıkarıyor.

Aşık olduğumuz kişinin bilinçaltımızda bir kimlik oluşturduğunu dile getiren Yılmaz, “Aşk fazla kaslı bir duygudur. Yoğun duyguların yaşandığı ilişkiler, kimi zaman istenildiği gibi ilerlemez ve dağıtılmış sebeplerden nedeniyle ayrılıklar yaşanır. Ayrılık ardından mutsuzluğa kapılan birey bilinçaltına ‘bir daha aşık olma’, ‘artık asla mutlu olamayacaksın’ gibi kodlamalar yapar. İşte bütün da bu noktada yapacağımız bilinçaltı temizleme çalışmaları ile bireylerin aşk duygusu hakkında oluşturduğu olumsuz duyguları, artı düşüncelere dönüştürüyoruz. Bu sayede geçmişte yaşanılan negatif duyguları geride bırakıyor ve bitmiş aşık olabileceğinin farkına varmalarını sağlıyoruz” dedi.

Bilinçaltı çalışmaları duyguları her yerde dönüştürüyor

Aşk kişiden kişiye farklılık gösterirken maddi ve ruhsal yapımızda değişikliklere sebep oluyor. Bilhassa kandırılma ve terk edilme sonucu ayrılan çiftlerde, terk edilen kişide ‘değersizlik’ hissi oluşuyor. Bu durum ilerki süreçlerde kimseye güvenmeme ve kimseye aşık olamama korkusunu oluşturuyor.

Aşk acısının yeni bir fobinin habercisi olabileceği üzerinde duran Yılmaz, “Uzun süredir aşık olduğunuz biriyle yollarınızı ayırmak tabiki kolay olmayacaktır. Partnerimizle yaşadığımız negatif anılar duygu dünyamızda depolanır. Bu olumsuz düşünceler sosyal hayatımızı ve tutum şekillerimizi etkiler. Ardından ise kişiler hayatla bağlarını kesip aşık olmama kararları alırlar. Öfkeyle küskün bu kararlar, muhakkak oysa sağlıklı kararlar değildir. İşte aşk acısını iyi yönetmek bu noktada başlıyor. Öncelikle bu düşüncenin değişirilip dönüştürülmesi gerekiyor. Bu da bilinçaltı temizliği çalışmaları ile bir ya da iki seansta gerçekleşiyor. Sonrasında ise bir nadas süreci öneriyorum. Altı ay ile bir sene içersinde yeni bir ilişkiye başlanmaması gerekiyor. Bu süreçte birey kendini dinlemeli. Kendini dinleyen kişi bir süre geçtikten sonra tekrardan aşkı deneyimlemeye hazırlanmış olur. Aşk kayda değer ve değerli bir duygudur. Ne mutlu aşık olabilene, aşkı bulabilene. Bu yüzden aşkı dolu dolu yaşamak gerekiyor. Bu duyguyu yaşarken önümüze çıkan bir takım kalıplarımızı yok ederek daha dinç bir şekilde aşk duygusunu yaşamaktır dürüst olan” diye belirtti.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

38 gösterim, 0 gün

6 çiftten 1’i yalnızlık hissi yaşıyor

Kadınca 06 Şubat 2022

6 çiftten 1'i yalnızlık hissi yaşıyor

Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Gül Eryılmaz, ilişkilerdeki yalnızlığa ilişkin değerlendirmede bulundu.

İçerisinde bulunduğumuz data çağında dijital ortamlara ve haber kaynaklarına ulaşımın fazlasıyla artmasına karşın ironik bir şekilde yalnızlığın da artmış durumda olduğunu kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, yalnızlığın geniş bir yelpazeye sahip olduğunu söyledi.

Yalnızlığın böylece çok çeşidi bulunuyor

Psikolojik çalışmaların, bilhassa son zamanlarda yalnızlığın nedeni ile ilgilendiğini kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Yalnızlık, ilk olarak nahoş, öznel psikolojik bir koşul olarak açıklandı. Ama daha sonrasında kişinin gereklilik duyduğu sosyal ilişkilerinin eksik olmasına ya da var olan sosyal ilişkilerinde kişinin arzu ettiği yakınlığın, duygusallığın ya da samimiyetin olmamasına gösterilen bir tepki olarak özetleniyor. Bu açıdan bakıldığında kişilerarası yalnızlık, sosyal yalnızlık, kültürel yalnızlık, psikolojik yalnızlık, kişinin kendi içerisinde kurmuş olduğu dinamikler açısından yalnızlık gibi çeşitleri de var. Ara Sıra duruma emrindeki olabiliyor, bazen yalnızlık kronikleşebiliyor veya toplumsal bir parçanın yansıması olarak da gelişebiliyor.” diye konuştu.

Yalnızlığın anlamının içerisinde bulunulan duruma göre değişebileceğini kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz , “Kocaman bir topluluk içinde tek başına edinmek diğer bir şey, kalabalık içinde nahoş, gözden düşmüş, sizin canınızı yakan, keyifsiz bir duygu vermesi diğer bir şey. kimsesiz olup da psikolojik olarak iyi hissedebilirsiniz, bunun adı yalnızlık değil. Fena hissettiğiniz noktada yalnızlık olabilir.” dedi.

6 çiftten 1’i yalnızlık şehvetli yaşıyor

İlişkilerde yalnızlığa kadınların daha aklıselim olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Her altı çiftten bir tanesinde yalnızlık duygusal olduğu istatistiklerde görülmektedir. Bu his yönetilmediği süre da ilişkiye zarar verecek ayla gelebiliyor. Böylelikle kişinin psikolojisine iyi gelmeyen bir koşul ortaya çıkıyor. Özellikle kadınların buna daha meyilli olduğu çalışmalarda gözükmektedir. Yani, kadınlar yalnızlığa erkeklerden daha duyarlılar.” dedi.

Bireylerin bir ilişki yaşarken neden yalnız hissettiklerini de değerlendiren Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Bu koşul kişisel nedenlerden, çevresel nedenlerden ve ilişkiden kaynaklanıyor. Hem biyoloji ile ilgili olarak ayrıca de psikolojik yapılanmamız için yalnızlığa değil, bağlanmaya ihtiyacımız var. Bunun içinde şefkat, görülme, ilgilenilme var. Tüm bunlar çocukluk çağından itibaren oluyor. Eğer ama çocukluk çağında sağlıklı bir bağlanma gerçekleşiyorsa erişkinlikte de bu bağlanmayı görüyor ve yalnızlık hissetmiyoruz.” diye konuştu.

Yalnızlığın bulaşıcı bir duygu olduğunu belirten Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “İlişkide karşısında tarafla kurduğumuz duygusallığın yeterince konuşulmaması, yansıtılmaması, sosyal sorunlar, hesaplı sorunlar gibi geçici ya da kalıcı olarak bireyin psikolojisini etkileyen etmenler de ilişkiye yansıyabilir. Yalnızlığın bulaşıcı olduğu da söylenebilir. Çok yakın ilişkinizdeki bireyden sizlere de yalnızlık bulaşabilir. Bir öteki faktör de bireylerin sorun çözme mekanizması. Yakın ilişkilerdeki sorun çözme becerisi de yalnızlığı artıran veyahut azaltabilen bir etki yaratabiliyor. Sorun olduğu vakit firar etmek da yalnızlığı artırıyor.” diye konuştu.

Yapılan çalışmalara tarafından günde iki saatten fazla sosyal ağ kullanımının da ilişkideki yalnızlığı artırabildiğine uyarı çeken Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Özellikle sosyal medyanın bu kadar faal kullanıldığı bir dönemde yalnızlığın da bu dek ortaya çıkması insanı şaşırtmıyor. Sosyal medyada kurulan ilişkiler ‘mış’ gibi ilişkiler ve bu ilişkiler, doğrusu olan ilişkiden daha ayrı etki ediyor. Beyin buna alışırsa, aslında çıkma, fanteziye kayma, dolayısıyla da yalnızlık ortaya çıkabiliyor. Bu Vesile Ile de gerçek ilişkileri kaybetmeye sebep olabiliyor.” uyarısında bulundu.

Dost bulma sitelerinin bireylerin yalnızlığını gidermesinin bilimsel bir dayanağı olmadığını kaydeden Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Çalışmalara görmek gerekiyor. bizzat sosyal medya üzerinden kurulan ilişkilerde bir açılış yani tanışma açısından bakıyorsanız burada bir sorun yok ama orta ve uzun vadede ilişkilerin nasıl gelişeceğini sosyal ağ belirliyorsa orada bir bezginlik olabilir. Yani defalarca bir sanal realite üzerinden ilişki kuruyor, bunu devam ettiriyorsak bu reel bir ilişki olmayacaktır. Dolayısıyla ilişkilere hasar verecektir.” uyarısında bulundu.

Dinç ilişki her yönüyle düzenleyici oluyor

Sağlıklı bir ilişkinin biyolojik olarak da kişiyi düzenlediğine dikkat çeken Prof. Dr. Gül Eryılmaz, “Çiftler birbirinden uzaklaştıkça mide – bağırsak sistemiyle ilgili şikayetlerin arttığını görürüz. Yakın ilişkideki çiftler fiziksel olarak uzaklaşıldığında bedensel olarak bir tepki veriyor çiftler. Bu durum da ayna nöronlarla alakalı bir şart. Daha aktif olan ayna nöronlar doğruca gönderilen uyarılarla birlikte iki taraflı düzenleme sağlanıyor ve gelen uyarılarla birlikte maddi olarak da psikolojik olarak da rahatlama sağlanıyor. Bu, sanal ortamda olası olmuyor.” dedi.

Çiftlerin ilişkilerindeki yalnızlığı ortadan kaldırabilmesi için önerilerini de sıralayan Prof. Dr. Gül Eryılmaz, şunları söyledi:

Farkında Olan olun: İlk olarak farkındalık. Havadisdar almak gerekiyor. Bunun evrensel bir şey olduğunu anlayışlı olmak gerekiyor. Bu yalnızca o şahısların başına gelmiyor ve yaşanılabilmesi muhtemel bir şey. Fakat daha sonrasında bunu çözmek için araştırmaya girmek gerekiyor. Bu konuda sadece göz önünde bulundurmak bile iyilik katıyor, bir farkındalık sağlıyor.

Duyguları konuşmayı öğrenin: Bir diğer önerim ise duyguları konuşmayı öğrenmek. Ailelerde de anne babalar duygularını göstermiyor, küsüyorlarsa, bir sorun çözme mekanizması uzaklaştırma üstünde oluyorsa ergenler de bunun üzerinden dünyayı böyle yorumluyor ve küsmeye, duygularını konuşmamaya başlıyorlar. Yapılan şeyler, bir sonraki jenerasyonu da etkiliyor. Hem kalıtımsal hem davranışı öğrenmeyle ilgili aktarım oluyor. Bunu değiştirmek sizin elinizde. Duyguları konuşmak şiddet ama öğrenilen bir şey. Yalnız başınıza yapamıyor iseniz destek de alabilirsiniz.

Kolektif ortamlara geçilmeli: 2014’te önemli bir hayvan deneyi yapılıyor. Fareyi bir zaman izole, yani yalnız bırakıyorlar. Bir vakit daha sonra beynindeki hücrelerde bir değişimi mikroskobik olarak görüyorlar. Daha ardından fareyi sosyal ortamına geri gönderiyorlar. Bir müddet daha sonra nörona her yerde bakıyorlar ve radyolojik bulgularda nöronda bu değişimin gittiğini görüyorlar. Yani nöron hücresi bile değişebiliyor, yalnızlığa biyolojik bir yanıt veriyor. O fare izole ortamında kalsa ve orada üreseydi bir sonraki nesle de yalnızlığı geçecekti. Beyin kendini değiştirebiliyor. İzole ortamdan ağların olduğu, kolektif ortama aşmak gerekiyor.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

36 gösterim, 0 gün

Mutlu ilişki için önce kendi enerjinizi tanımalısınız

Kadınca 06 Şubat 2022

Mutlu ilişki için önce kendi enerjinizi tanımalısınız

Hayatınıza aldığınız kişi, tamamen sizin frekans enerjinizle ilgilidir. Hangi frekanstan yayın yapıyorsanız, ona uygun kişiyi hayatınıza çekersiniz. İlişkinizle ilgili bir sorun, memnuniyetsizlik ya da rahatsızlık varsa, o da karşınızdakiyle yok, ayrıntılarıyla sizinle ilgilidir. Dıştan ahenksiz gibi görünen, oysa anla-şan çiftler aralarında ‘çekim gücü’ vardır.

Çevrenizde bedenen çirkin bulduğunuz ve yanındaki yakışıklı erkeği hak etmediğini düşündüğünüz kadınlar mutlaka olmuştur. Bayan epeyce rüküştür, ancak erkek çevresinde pervane olur, onu ilgiye ve hediyelere boğar. Hatta çantasını bile taşır. İşte burada çekim gücü vardır.

Evrende denge yasası vardır

Âlem dualiteden, yani ikili dengeden oluşur. Karanlık-aydınlık, gece-gündüz, sıcak-soğuk, kuvvetli-çelimsiz gibi. Sistemde her şey çekim yasasına tarafından dengede elde etmek zorundadır. Bayan erkeğe eril olarak yaklaştığında, yani kontrolü ele almak, onu yönetmek istediğinde, erkek bir o kadar dingin ve düşüncesiz olacak, sonunda kadından uzaklaşacaktır. Bayan ne kadar verici olursa, sistemden ona öyle pinti bir partner gelecektir. Eğer enerjisel olarak kadının bilinçaltında önemsizlik kalıbı varsa, kendisine çekeceği partner de onu değersizlikle sınayacak biri olacaktır. Ola Ki aldatacak veya telefonlara cevap vermemek, buluşmaya geç gitmek gibi kadının değersizlik kalıbını tetikleyecek tavırlar sergileyecektir. Çünkü evrende denge yasası vardır.

Partnerinizin aynası olduğunuzu, onun da sizin için bir ayna görevi gördüğünü kabul edip aranızda artan olaylara bu açıdan bakmayı denerseniz, o süre dinç bir ilişki yürütebilirsiniz. Mutlu bir ilişki için önce kendi enerjilerini tanımaları gerekir. Gerçekten enerjisel olarak nasıl biri olduğunuzu bilmiyorsanız, hayattan ve ilişkinizden ne beklediğinizi anlamanız fazla uzun süre alır ve sistemde bu frekansla yanlış kişiyi çekersiniz. Dürüst ilişki, oysa kişinin kendisini enerjisel olarak tanıdıktan sonradan muhtemel olabilir.

Mutsuzluğun nedeni bilinçaltınızda gizli

Mutluluğu bulamamanın nedeninin bilinçaltına tamamlanmış yanlış inançlardan kaynaklanıyor olabilir. İlişkilerde her zaman benzer döngüyü yaşıyorsanız, kişiler öbür olsa da yaşadığınız olaylar daima aynıysa, bilinçaltınızda sizi engelleyen inançlar olabilir. Ola Ki de geçmişte yaşadıklarınız ‘önemsizlik kalıbı’ oluşturmanıza yol açmıştır ve başlıca yoldan yani kendinizden ayrılmışsınızdır. Geçmişten arınmalı, ilişkilerden dersler çıkarmalı, bilinçaltınızı ve enerjinizi tanımalısınız fakat, ruh eşinizi bulasınız. Eğer kaybediyorsanız, kendinize inanmadığınız içindir. Hem kendinizden daha çok sevdiğiniz kişiyi mutlaka kaybedersiniz. Kovaladığınız her enerji, sizden kaçar. Problem düzelmez, siz düzelirsiniz. En üzücü olayın içinde bile şifa vardır ve siz neye hazırsanız, o da sizin için hazırdır.

sizlere partnerbayanlar.com farkıyla sunulmuştur

41 gösterim, 0 gün

Sayfa 1 of 21 2
  • Filtreli Ajda Pekkan

    Filtreli Ajda Pekkan

    Tarafından AÇIK 28 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Geçtiğimiz haftalarda 76 yaşına giren Süperstar Ajda Pekkan, önceki akşam İstanbul’daki bir mekanda sahne aldı. İlerleyen yaşına karşın sahne performansı Tesettürlü Escort ve görünümüyle uyarı çeken ünlü şarkıcının sahne sonrası sosyal medyadan paylaşılan fotoğrafı fazla konuşuldu. Ajda filtreli 20’li yaşlara dönmek isteyen Pekkan, filtreyi pozitif kaçırdı. Pekkan’ı görenler gözlerine inanamadı. Sağlıklı beslendiğini ve her gün […]

  • Destan'ın Ulu Ece'si bakın hangi ünlü ismin kopyası çıktı! Gören ikiz kardeşi sandı...

    Destan'ın Ulu Ece'si bakın hangi ünlü ismin kopyası çıktı! Gören ikiz kardeşi sandı...

    Tarafından AÇIK 28 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Bozdağ Film imzalı, ilk bölümü 23 Kasım 2021 tarihinde yayınlanan, yönetmenliğini ilk olarak Emir Khalilzadeh, ardından Fethi Bayram ve Metin Günay’ın üstlendiği, senaristliğini Çay Erdem ve Ayşe Ferda Eryılmaz’ın yaptığı Epope, Salı günleri seyirci karşısına çıkıyor. ATV ekranlarında Salı günlerinin birincisi olan Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ın yerini bölge dizinin başrollerinde; Ebru Şahin, Edip Tepeli ve […]

  • Haluk Levent: Kalça dolgusu yaptıracağım

    Haluk Levent: Kalça dolgusu yaptıracağım

    Tarafından AÇIK 01 Mart 2022 - 0 Yorumlar

    Geçtiğimiz günlerde savaşla uğraş eden Ukrayna için 5 takviye tırı göndereceklerini söyleyen Haluk Levent, önceki gün Ömür Gedik ile kardeşinin güzellik merkezi açılışına katıldı. Şarkıcı, kendisini görüntülemeye gelen basın mensuplarının da sorularını yanıtladı. İnsan bedeniyle özgürdür Epeyce neşeli olduğu görülen şarkıcı, estetikle ilgili düşüncelerinden bahsederken “Bir insan kendisini güzel hissetmek istiyorsa dışarıdaki yorumlar amaçsız. İnsan […]

  • Kim Kardashian jet aldı

    Kim Kardashian jet aldı

    Tarafından AÇIK 01 Mart 2022 - 0 Yorumlar

    ABD’li milyarder kozmetik ve iç giyim patronu 41 yaşındaki Kim Kardashian, kendisine yeni bir jet aldı. Kardashian, 95 milyon dolarlık G65OER model jeti ile birincil uçuşunu Los Angeles’tan İtalya’ya yaptı. Moda haftası için Milano’ya Akbatı Escort dışarı giden Kardashian, “İlk kez jet lag yaşamadım.” dedi. 150 bin dolar Her şeyi gibi bunu da özel hazırlatan […]

  • Demet Özdemir, 30 yaşına bastı

    Demet Özdemir, 30 yaşına bastı

    Tarafından AÇIK 28 Şubat 2022 - 0 Yorumlar

    Müzisyen Oğuzhan Koç ile kısa bir ayrılığın ardındaki aşkını resmiyete dökme kararı alan Demet Özdemir, bugün 30 yaşına bastı. “14 Şubat Sevgililer Günü”nde hazırladığı sürpriz organizasyonla Özdemir’e evlenme teklifi eden Koç, sevgilisinin doğum gününü kutladı. Fazla şanslıyım Birlikte çekilen siyah-beyaz fotoğraflarını Instagram hesabından yayınlayan Oğuzhan Koç, gönderisine, “Dünyanın en hoş gülüşünün, en tatlı bakışının, en […]